DOLAR 32,5159 0.02%
EURO 34,6225 -0.23%
ALTIN 2.436,44-2,51
BITCOIN %
Ankara
17°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

89 okunma

Şansal Büyüka, Galatasaraylı yıldızı yere göğe sığdıramadı: Helal olsun, canını dişine taktı

ABONE OL
6 Ocak 2023 07:30
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Spor Toto Süper Lig’in 17. haftasında Galatasaray sahasında Ankaragücü’nü konuk etti. Sarı-kırmızılılar 1-0 geriye düştüğü karşılaşmayı Barış Alper Yılmaz ve Bafetimbi gomis’in golleriyle 2-1 mağlup ederek liderliğini sürdürdü.

Spor yazarları, Galatasaray’ın Ankaragücü’nü 2-1 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi. Milliyet’in duayen yazarı Şansal Büyüka, Galatasaraylı yıldıza övgüler yağdırırken “Helal olsun. Canını dişine takıp oynadı.” ifadelerini kullandı.

İşte Galatasaray-Ankaragücü karşılaşması sonrası spor yazarlarının değerlendirmeleri…

ŞANSAL BÜYÜKA – BERKAN’I ISLIKLAYIN!..

Yazıya Barış Alper Yılmaz golüyle başlamalıyım… Buna değer… Rashica‘nın sağ kenardan arka direğe kaldırdığı uzun top, Barış Alper‘e doğru yöneldi… Ancak önünde Malcuit vardı… Beklese; Malcuit‘in topu uzaklaştırmasını izleyecekti… Barış Alper hamle yaptı, rakibinin önüne geçti… Artık topla arasında engel kalmamıştı… Bizim yerli oyuncular kafa vuruşlarını “kaleciye pas“ kıvamında yaparlarken, Barış Alper bilerek, görerek, köşesini seçerek çok “darbeli“ bir kafa vuruşu yaptı…

Ne var bunda derseniz, yazayım; hamle üstünlüğü futbolun çok büyük özelliği ve futbolcuya, takıma büyük avantaj sağlıyor… Bizim ligde genellikle hamle üstünlüğü kimsenin umurunda değil… Oysa o kadar önemli ki… Barış Alper hamle önceliğini yapmasa, rakibinin önüne geçmese, o topla nasıl buluşacak, o golü nasıl atacaktı… Darbeli kafa vuruşunun değerini de teslim edelim…

Genç bir umuttan ustaların dansına geçelim… İkinci golde Mertens, en az 20 metre mesafeden Gomis‘in önüne süper bir top attı… Gomis‘in o topu kontrol edişi, rakibi terse yatırıp geçişi ve uzak köşeye vuruşu kalitenin zirvesiydi… Galatasaray için “kadro kalitesi çok iyi“ dememiz boşuna değil…

Ancaaak… Galatasaray gollerindeki becerilerin ve kalitenin yanında Ankaragücü gibi son derece kısıtlı bir kadro önünde oyuna asla sahip olamadı… Hatta Ankaragücü atakları karşısında sıkça bunaldı… Nelsson’un hakkını verelim… Galatasaray’a geldiği günden beri en verimli, en iyi sezonunu geçiriyor… Nelsson’u aşsanız, savunmayı geçseniz, bu defa karşınıza kalesine “asma kilit” asan Muslera çıkıyor… Galatasaray boşuna ligin en az gol yiyen takımı değil…

Hakemle yatıp, hakemle kalktığımız şu günlerde Zorbay Küçük‘ten Mertens‘in ceza alanı içinde yerde kalmasına bir “penaltı“ çalmasını beklerdim… Ama Zorbay Küçük o kadar sağlam durdu, o kadar güvenli bir vücut dili sergiledi ki, herhalde herkesten farklı gördü… Ne de olsa düdük onda, karar onda…

Futbolun gerçekten cilveleri bitmiyor… Ankaragücü‘nü öne geçiren golde asisti Emre Kılınç yaptı, golü Taylan attı… Yani iki eski Galatasaraylı… Hele Emre Kılınç kafayı boş kale yerine auta vurmasa, Galatasaray neredeyse bıçağı sırtından yiyecekti…

‘ISLIK BÖYLE TEKZİP EDİLİR’

Bir de Berkan… Galatasaray seyircisi az ıslıklamadı… Berkan, Galatasaray’ı ayakta ve önde tutmak için canını dişine takıp oynadı… Her yere gitti, her rakibe bastı, takımın reklamı olmayan en yararlı adamıydı… Islık böyle tekzip edilir… Helal olsun Berkan’a…

Galatasaray’ın kötü maçlarından birini daha izledik… Başakşehir maçı dışında zaten Galatasaray genelde böyle değil mi? Ankaragücü neredeyse ikinci yarının tamamında üstün olan taraftı… Ama futbolun vazgeçilmez kuralı var; oynayana değil, kazanana puan veriyorlar… Galatasaray bunun için lider…

OSMAN ŞENHER – LİDERLİK BASKISI ETKİLEMİŞ

Galatasaray pazar günü Fenerbahçe ile deplasmanda sezonun en zor maçını oynayacak. Bir haftadır Sivasspor maçı tartışmaları, eleştiriler, Icardi’nin bir türlü dönememesi, Mertens, Abdülkerim ve Kerem’in kart sınırında olması, Torreira’nın Uruguay’a gitmesi, Oliveira ve Boey’in de cezalı olması takımı etkilemiş.

45 bin taraftar bu baskıyı dağıtmak için elinden geleni yaptı ama neticede bilhassa orta sahadaki eksikler takımın dengesi bozdu. Berkan sezon içerisinde ıslıklandı, tepki gördü, Sivas ve dün geceki Ankaragücü karşılaşmalarında sarı-kırmızılıları ayakta tutan isimdi. Müthiş mücadele etti. Biraz şansı olsaydı gol de atabilirdi. Midtsjö ise maalesef iyi gününde değildi, çok top kaybı yaptı, arkadaşlarına etkili pas atamadı. Rakip atakları kesmekte de başarılı değildi. Ama ne olursa olsun artık böyle bir maçta iyi veya kötü futbol tartışmaları yapılmaz. Galip gelip üç puanı alabiliyor musun, liderliğini devam ettirebiliyor musun önemli olan da bu…

İlk golü, bonservisi Galatasaray’da olan ve Ankaragücü’nde oynayan Taylan attı. Taylan karşılaşmanın iyilerindendi. Galatasaray’ın ilk golü Barış Alper’in takipçiliği, Rashica’nın müthiş ortasıyla geldi. İkinci gol ise tamamen Gomis’in ustalığıydı. Galatasaray ilk yarıyı galip bitirirken, farkı da artırabilirdi. İkinci yarıysa Ömer Erdoğan’ın talebeleri orta sahada üstünlüğü sağlayarak, epey etkili oldular ve gol pozisyonuna girdiler. Emre Kılınç son vuruşu biraz daha dikkatli yapsaydı, mücadele berabere de bitebilirdi.

Ankaragücü’nü hiç kimse küçümsemesin, bütün takım saygı duyulacak futbol oynuyor ve üst seviyede mücadele ediyorlar. İlerleyen haftalarda bir-iki galibiyet alırlarsa tehlikeli bölgeden kurtulabileceklerini düşünüyorum. Sonuçta heyecanlı bir maç oldu. İki takım da kazanmak için varını yoğunu sahaya koydu. Karşılaşma berabere bitseydi sarı-kırmızılılar için derbi öncesi büyük hayal kırıklığı olurdu. Galatasaray iyi futbol oynamasa da neticede galip gelmesini bildi ve böylece derbi öncesinde moral buldu.

Maçın hakemi Zorbay Küçük pozisyonlara yakındı. Bana göre bir tek hata yaptı. İlk yarıda 18 içinde Mertens’e yapılan hareket penaltıydı. Yayıncı kuruluş ise maçın bu en önemli pozisyonunun yakın çekimini göstermedi.

TOLGA ERSARI – DERBİ ÖNCESİ KAYIP YOK

Galatasaray; Icardi, Oliveira, Torreira, Boey gibi önemli oyuncularından yoksun olarak çıktığı Ankaragücü karşısında zorlanmasına rağmen üç puanı almayı bildi.

Maçın başında şok bir golle geriye düşen sarı- kırmızılılar, doğru bir reaksiyon göstererek oyunda tam bir hâkimiyet kurdular ve bunun neticesinde de önce beraberlik ardından da galibiyet golüne ulaştılar.

Fakat 2-1’den sonra oyunda ibre Ankaragücü lehine döndü. Orta sahada üstünlük kuran sarı- lacivertliler, oyunda da hâkim duruma geldiler. Nitekim her iki yarıda da birer net fırsat yakaladılar ancak bunları gole çeviremediler.

Galatasaray ise ikinci yarıyı da daha çok kendi sahasında skoru koruma çabasıyla geçirdi. Sarı- kırmızılılar, maçın son bölümünde Ankaragücü’nün iyice risk almasının etkisiyle ileride yakaladıkları pozisyonları da yine son tercihlerdeki hatalar ve kötü son vuruşlar yüzünden değerlendiremediler.

Galatasaray’da en çok aksayan yerler sol bek bölgesi ile orta sahaydı. Boey’in yokluğunda sağ bekte görev alan Dubois, Boey’in yerini tam olarak dolduramasa da elinden geldiğince iyi mücadele etti. Fakat sol bek Van Aanholt, defanstaki bir kritik müdahalesi dışında ne savunmaya ne de hücuma katkı sağlayabildi. Ankaragücü’nün golünde de çok ciddi hatası vardı. Van Aanholt’u anlamak gerçekten mümkün değil. Kazımcan Karataş ve Emre Taşdemir’in yokluğunda forma şansı bulmasına rağmen hiçbir şekilde bunu değerlendirmek gibi bir derdi yok. Resmen Galatasaray’da uzatmaları oynuyor. “ Ligin devre arası gelse de takımdan ayrılsam ” düşüncesini sahadaki halinden net bir şekilde çıkartabiliyorsunuz.

Orta sahada ise Torreira ve Oliveira’nın eksiklikleri bariz bir şekilde hissedildi. Midtsjö, çok etkisiz kaldı. Berkan Kutlu çok koştu, çok mücadele etti. Hatta belki de Galatasaray’a geldiği günden beri en iyi maçını oynadı. Ama bu da orta sahanın, özellikle 2-1’den sonra Ankaragücü’nün eline geçmesini engelleyemedi.

Berkan’ın mücadelesini takdirle karşılıyorum. Fakat şu da bir gerçek ki, onun da yapabilecekleri sınırlı. Örneğin ilk yarının sonunda yakaladığı net fırsatı kötü bir vuruşla harcadı.

Mertens, mücadelesiyle yine beğeni topladı. Rashica ise her ne kadar Galatasaray’ın ilk golünde ortayı yapan isim olsa da genel performans anlamında vasatı geçemedi. Sol kanattaki

Barış Alper Yılmaz ise gerçekten çok iyi bir maç çıkarttı ve geçen haftaki Sivasspor maçının ardından bu karşılaşmada da golünü attı. Barış Alper Yılmaz, bu sezon çok büyük bir atılım yaptı. Nitekim bu da sahaya yansıyor.

Gelelim iki büyük emektar, iki büyük yıldıza. Muslera, özellikle ilk yarıda Zahid’in şutunu, zor pozisyonda direk dibinden çıkartarak takımının skor üstünlüğünü elinde tutmasını sağladı. Gomis ise yine Galatasaray’ı üç puana taşıyan golü atan isim oldu. Gomis’in attığı golde topu sırtı dönük bir şekilde alışı, dönüşü ve zor pozisyonda vurarak topu filelere göndermesi her açıdan takdiri hak eden golcü özellikleri. Galatasaray’ın aslanı, takımını sırtlamaya devam ediyor. Daha önce yazdım, her fırsatta da belirtmeye devam edeceğim. 37 yaşında bir profesyonellik abidesi. Tebrikler, alkışlar…

Konuk Ankaragücü, özellikle 2-1’den sonra oyunda üstünlük kurdu. İkinci yarıda ise oyuna tamamen ağırlıklarını koydular. Çok iyi mücadele ettiler. Fakat takımın gücü sınırlı. Ligin devre arasında takviye yapabilirlerse çok daha iyi bir duruma gelebilirler.

Sonuç olarak Galatasaray, derbi öncesi puan kaybı yaşamadı ve Kadıköy’e Fenerbahçe’nin bir puan önünde lider olmanın avantajıyla gidiyor. Son altı maçın tamamını kazanıp 18 puan elde etmek büyük bir başarı. Ama sarı- kırmızılıların oyun anlamında bazı sorunları var. Son maçlarda genellikle geriye yaslanıp skoru koruma telaşı içerisindeler. Bu, Fenerbahçe derbisinde ciddi sıkıntılar yaratacak bir oyun anlayışı olabilir. Galatasaray’ın derbide bundan çok daha fazlasını yapması gerekiyor.

Sadece futbolun konuşulacağı centilmence bir derbi dileğiyle…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

deneme
deneme bonusudedektifdeneme bonusu veren sitelerfixbetantalya escortmatadorbethukuk forumDijital Pazarlama Ajansıgaziantep escortantep escorthaberankara laptop alım satımevden eve nakliyat
dedektif | özel dedektif | fixbet giriş